© 2018 şi.net Tüm Hakları Saklıdır
Paylaş
Editör Birleştiren Yazan Derleyen Gönderen Kişinin Profili


Yaşlı Zengin Adam
   Yaşlı zengin  adam bir sabah müthiş bir baş dönmesi ve ağrısı ile yatağından fırlar, ne olduğunu anlamaya dermanı kalmadan iki  adım attıktan sonra yere yığılır. Bağrışlarını duyan ev halkı yaşlı adamın odasına girer, gördükleri manzara karşışında şaşkına dönerler. Yaşlı adam ise yerde kanlar içerisinde uzanmış boğazından çıkarmaya çalıştığı boğuk sesle ''Yardım edin bana''  haykırışlarını ailesine duyurma çabasında. 
        Yaşlı adamın ağrıları  her geçen gün artıyor, ağrılar nedeni ile adam geceleri artık uyuyamaz duruma bürünmüştü. Ölümü beklemekten başka çare yoktu artık. '' Kaderimiz buymuş'' deyip ağrılarla geçen ızdırap  dolu günlerin erken bitmesi için devamlı dua ediyor, iyileşeceğinden umudu kestiği için ölümünü bekliyordu.
     Hikayemizde yaşlı zengin adamın ders niteliğinde öyküsüne şahit olacağız.
     Hayat devam ederken karşımıza çıkan büyük sorunların çok basit çözümleri olabilir. Bu çözümlere ulaşmak içinde herkesin fikrine açık olmak, başka düşünceleri dinlemeyi öğrenmek, kendimizi başkasından üstün görmemek gerekir.
     Zengin adamın zengin ailesi adamı dikkatlice yerden kaldırıp yatağa uzatırlar. Zengin adamın zorla çıkan seside artık kesilmiş yerine ecel terlerinin hakim olduğu  yaşlı adam  portresi oluşmuştur.
        Yaşlı adam ertesi gün hastaneye ve bir kaç doktora daha gider. Kimse ağrıların nedenini bulamaz, ağrı kesicilerle adamı eve gönderirler. Yaşlı adam bir umut olur diye yurtdışına gider ama yine derman bulamadan evine geri döner. Artık adama bununla yaşamayı öğrenmen gerektiğini söyleyen doktorlar hiç umut vaat etmiyorlar yaşlı adamın yavaş yavaş ölümünün yaklaştığının kanaatine varmışlardı.   Yaşlı adamın ağrılarına zenginlik fayda etmemiş, onca para, mal, mülk sağlıkta işe yaradığı gerçeği ile adam yüzleşmek zorunda kalmıştı. Adam ağrılarını dindirene servet vaat etmiş ama hiç bir doktor çare bulamamıştı.
      Adam durumu anlatırken, berber hımmmm  diyerek mırıldanır. Berber adamı traş etmeye başlar ve adama  '' Yıllar önce senin gibi olan bir adamı tanıdım, ağrılarından öyle bir bıkmıştıki intihar etmeye bile kalkıştı ama beceremedi. Sonra çaresine derman buldular, çok basitmiş, sadece burnundaki kıl ters büyümüş ve sinire baskı yapmış, kılı çıkarıp aldıklarında adam o an ağrılarında kurtulup,  yarım kalan hayatına devam etti. ''  hayatından bıkmış ağrılara yenik düşmüş fermanı kalmamış yaşlı adam berberin dediklerini umursamadı ve ''benim gitmediğim doktor kalmadı, bununla yaşamayı öğrenmekten başka çare yok'' diye mırıldandı. Berber traşa devam ederken adamın burnunun içine baktı ve kılın ters döndüğünü gördü. ''işte buldum'' diye bağırdı. Adamın mırıldanmalarına aldırmadan çandasından çıkardığı cımbızı adamın burnuna soktu, kılı tutup tüm gücü ile çekti, kıl berberin elinde kalmış, yaşlı adam ise acısından  son güç çığlık atmaya başlamıştı. Berber geçmiş olsun artık ağrılarınızdan kurtuldunuz desede yaşlı adam son kalan gücü ile berberin suratına bir tokat indirdi. '' Beni öldürmekmi istiyorsun zaten ağrılarım bana yetiyor'' deyip adamı kovar. Adam ve adamın ailesi tarafından kovulan berber elinde on santimetrelik kılla kapı dışı edilir. 
     Adamın burnu kanlar içerisinde kalmış, ağrısı daha çok artmıştı. Adam yatıştırılır ve yatağa yatırılır. Yaşlı adam ertesigün sabahına kadar aylarca uyuyamadığı uykuyu uyumuş tüm ağrılarından kurtulmuş bir halde uyanır. Artık baş ağrılarından eser kalmamış, eski sağlığına   geri kavuşmuştur. Doktorlar ancak o zaman anlarlar kılın büyüyüp sinire değdikçe ağrı ve yaşanmaz bir hayata yol açtığını. Yaşlı adam berberi çağırır ondan özür diler ve berbere vaat ettiği serveti bağışlar. Çözümün bu kadar basit olabileceği hiç kimsenin  aklına gelmemişti.
Endüstri devrimden sonra oluşan meslekler insanın statüsünü belirtir duruma getirmiş, insanın yaptığı meslek ile kişiliğini ve  ruh yapısınını özdeştirir duruma getirmiştir.
     Aile bireyleri zaman kaybetmeden ilçenin en iyi doktorunu çağırdılar. Gelen doktor yaşlı adamı muayene eder, gereken incelemelerde bulunur ama adamın hastalığına dair hiç bir fikir elde edemez. Ağrıların dinmesi için ilaç verir, '' Geçmezse yarın hastaneye getirin'' der. Ama ağrılar dahada şiddetlenir, adamın gözleri şişmiş, boğazları yanmaya başlamıştır.
Ailesi bir gün yaşlı adam mutlu olsun, kendisini iyi hissetsin diye   adamın eski berberini çağırırlar. Berber eve gelir adamı yatakta görür ve '' Ne oldu size '' diye sorar.
Dünyanın hiç bir işi, insanı nicelik olarak tarif etsede nitelik bakımından o insan hakkında bilgi veremez.
Ne isek kim isek ne iş yaparsak yapalım kişiliğimizi asla unutmayalım. Bütün statüler geçici kendi özümüz kalıcıdır. Boş ve öğretilmiş yanlış değerler uğruna kendimizden olmayalım.